1. Skip to Main Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son Güncellemeler: Haziran 27, 2014

İran İslami Şura Meclisi Başkanı, Şehid Behişti’nin, İnkılâbın temel direklerinden biri olduğunu ve tüm zamanını İslam İnkılâbının gelişmesi ve İran İslam Cumhuriyetinin temellerinin daha da sağlamlaşması uğrunda harcadığını söyledi.

larijaniİSNA’nın bildirdiğine göre İran İslami Şura Meclisi Başkanı Ali Laricani meclisin açık oturumunda yaptığı konuşmada Şehid Dr. Behişti ve yakın çalışma arkadaşlarının Cumhuri-i İslami Partisinin infilakı hadisesinde hayatlarını kaybetmesi olayına temasla, rahmetli İmam Humeyni’nin 7 Tir faciası sonrası yaptığı konuşmada Şehid Behişti’nin mazlumane Şehid olduğunu ve kendi üzüntüsünün de daha ziyade bu meseleden dolayı olduğunu söylediğini hatırlattı.

İran İslami Şura Meclisi Başkanı Laricani konuşmasının devamında, İslam İnkılâbının ilk dönemlerinde karşı devrimci ve İnkılâp düşmanlarının ilk olarak İnkılâbın liderleri ve asli şahsiyetlerine yönelik şahsiyet terörü uyguladıklarını, onların konumunu toplum içinde zayıflattıktan sonra onları Şehid ettiklerini hatırlatarak şöyle dedi: Onlar türlü türlü iftiralarla, İnkılâbın şahsiyetlerini karalamaya çalıştı ve onların her biri için ayrı bir senaryo yazdılar. Şehid Mutahhari’yi din ulemasını, İslam nizamını müdafaa ettiği ve sapık ideolojilere karşı çıktığı gerekçesiyle ilk önce hakkında şahsiyet terörü gerçekleştirdi ve ardından bu ilahi şahsiyeti terör ettiler. Şehid Mutahhari’nin ızdırabının aynısı çeken ve üniversite muhitinde rahmetli İmam Humeyni’nin düşüncelerinin tahakkuk bulması için çaba gösteren Şehid Mufettih’de Furgan terör grubu tarafından Şehid edildi. Daha sonra aynı grub Ayetullah Haşimiyi Refsencani, Ayetullah Seyyid Rezi Şirazi, Ayetullah Gaziyi Tabatabai’ye yönelik suikast girişimlerinde bulundular.”

Laricani konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu uğursuz gelişmelerle birlikte tahran dışında öteki illerde de toplumu düşünce bakımından yönlendiren şahsiyetler, Cuma ve cemaat imamları münafıklar tarafından terör edildiler. Keza Tahran’da Ayetullah Seyyid Ali Hamanei münafıklarca terör saldırısına uğradı ancak Allah taala bu şahsiyeti İnkılâbın sağlığı için bu saldırıdan sağ kurtardı. Nitekim 7 Tir faciası da böyle bir ortamda tahakkuk buldu ve İslam İnkılâbının etkili şahsiyeti Ayetullah Dr. Behişti ve yakın arkadaşları, Cumhuri-i İslami partisinin infilakı olayında Şehid düştüler.

İslam İnkılâbının daha ilk başından beri kendi yakın arkadaşları ile Cumhuri-i İslami partisinin temelini attığını belirten Laricani, otuz küsur yıllık bir sürenin geçmesine rağmen bu devrimci girişimin olumlu sonuçları halen birçok yerde kendini gösterdiğini ve bu girişim sayesinde halk demokrasisi için bir model oluşturduğunu söyledi.

Şehid Behişti’nin İran İslam Cumhuriyetinin ilk dönemlerinde var olan sıkıntılardan dolayı muhtelif alanlarda hizmet verdiğini belirten Laricani konuşmasını şöyle sürdürdü: Münafıkların çevrelediği Beni Sadr döneminde yeni kurulmuş İslam cumhuriyeti ve Velayeti Fakih ekolüne karşı yoğun bir muhalefetin sürdürülmekteydi. Ancak Şehid Behişti eşine az rastlanır bir direniş ve mukavemetle Beni Sadr’ın bu şeytani oyununu engelledi. Behişti tüm zamanını İnkılâbın ve İslam cumhuriyetinin gelişip yayılması ve güçlenmesi uğruna harcayan üstün bir şahsiyet ve bir direkti. Beni Sadr ve çevresindeki münafıkların yanı sıra aldatılmış, cahil diğer bazı grup ve şahsiyetler de Şehid Behişti’ye karşı düşmanlıktan geri kalmamakta ve her türlü iftira ve şayiada bulunmaktaydılar.

İslami Şura Meclisi Başkanı Ali Laricani konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi: “Dr. Behişti gibi şahsiyetler ve aşamada her ne kadar mazlumca Şehid edildiler ve Cumhuri-i İslami partisi de kapatıldı ama bu büyük şahsiyet ve mücadele arkadaşlarının mücadeleleri İran İslam Cumhuriyeti düzeni için çok büyük getiriler sağladı. Bu getirilerden birincisi, düşmanların, teröristlerin ve münafıkların tüm girişimlerine rağmen halk gerçekleri daha iyi anladı ve düşmanların komplolarının farkına vardı. Halk kimin hakkı dediğini ve kimin düşmanların hedefine hizmet ettiğini, komplo peşinde olduğunu anladı. Bu şehadet olayı Şehid Behişti ve düşüncesinin hakkaniyetini tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

Günümüzde de münafık ve terör örgütlerinin İslam âleminde benzer komploları daha farklı şekillerde hayata geçirmekte olduklarını belirten Laricani şöyle dedi: Bugün İslam âleminde meydana gelen değişimlerle birlikte şiddete ve Müslüman kıyımına başvuran fırsatçılar aslında kendi yok oluşları yönünde uğursuz bir kaderi takib etmekteler. Bundan birkaç gün önce Mısır’da Şii Müslümanlara saldırıldı ve bazıları bu saldırıda Şehid düştü. Son iki yıl içinde Suriye’de binlerce kişi katledildi ve bu tefrikacı şiddet eylemleri Afganistan, Pakistan, Irak ve bugün de Lübnan’da İslam toplumunu kendi gerici düşüncelerine teslim almak yönünde devam etmektedir. Münafıklar batıdan aldıkları destek sayesinde İran ve Irak’ta bu gibi faciaları gerçekleştirdikleri gibi bugün bunun ödülünü Amerika yönetiminden almış ve ABD onları terör listesinden çıkarmıştır.

Şehid Behişti ve mücadele arkadaşlarının İslam İnkılâbının ilk dönemlerindeki üstün direnişinin komploları etkisiz bıraktığını belirten Laricani bugün de bu şehadet talep ruhiyenin Irak ve Lübnan sahnelerinde Humeyni (ra)ın evlatlarını zafere ulaştırdığını, 33 günlük savaş sırasında İsrail’in şişme balonun patlatıldığını söyledi.

İslami Şura Meclisi Başkanı Ali Laricani konuşmasının son bölümünde ise Şehid Behişti ve öteki Şehid yaranına Allah Taala’dan rahmet ve mağfiret talebinde bulundu.

 


No comment for this content.Be first !

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Abonman

E-posta adresinizi girin:

Anket

 

1981 yılında Tahran’da Cumhuriyi İslami Partisinin merkez binasında vuku bulan korkunç patlamada şehid düşen  Ayetullah Muhammed Hüseyin Behişti ve 72. yakın çalışma arkadaşının 33. şehadet yıl dönümü merasimi Cuma günü öğleden sonra saat 18.30 ila 20 arasında Tahran’ın Behişti Zehra mezarlığında o şehidin ve 72 yaranını mezarlarının bulunduğu anıt bölümünde düzenlendi.